ne kadar bencillikle suçlansam ve bundan hoşnut olsam da, geriye baktığımda gördüğüm gerçek şu: sürekli bir şeylere adapte olmaya çabalarken geçiyor ömrüm. benliğimden vazgeçmek gibi, bana çok ağır gelen bir pahaya rağmen; ne adaptasyon gerçekleşiyor, ne de tamamlanmışlık. ya fazla geliyorum, ya eksik.
ve daha da kötüsü ne biliyor musunuz? yarın sabah (diğer sabahlardaki gibi) bu gerçeği bilerek uyanacağım. nafile ayar tutturma çabasına devam edeceğim, tıpkı sırtından kurmalı oyuncaklar gibi otomatik, istemsiz ve eğreti.