Monday, February 25, 2013

gülünç insan

edilgen olmayan umutsuzluk şudur: hiçbir şekilde kendi olmayı istememek, hatta daha da kötüsü, bir ben olmayı hiç istememek veya her şeyin en aşağı biçimi olarak ifade edilirse, başka biri olmayı arzulamak, yeni bir ben'e sahip olmayı ummak. aslında doğallık hiçbir ben'e sahip değildir. o zaman insan kendini tanımadan kendini nasıl bulacaktır? bu kendini bulma serüveni çoğu zaman maskaralığa dönmektedir. doğal insan umutsuzluğa düşerken, olmadığı ben'i ummak veya en azından bu ben olduğunu hayal etmek için bile yeterli bir ben'e sahip değildir ki! bu durumda başka biri olmayı umarak kendisine güya yardımcı olmaktadır. bundan emin olmak için sokaktaki insanlara bakalım: umutsuzluk sırasında, akıllarına gelen ilk istek bir başkası olmak veya bir başkası haline gelmektir. her şeye rağmen, umutsuzluğunu bile kendi gözünde önemsiz kılan bu tür bir umutsuz kişiye nasıl gülünmez?
...
değişimin giysi değiştirmek kadar kolay olduğunu düşünen gülünç insan.
...
doğal insan kendini tanımaz, kelimesi kelimesine kendini ancak giysi olarak tanır, ancak dışsal yaşam olarak bir ben'i vardır. ve buradan onun sonsuz komikliği ortaya çıkar.

s. kierkegaard

Friday, February 15, 2013

dinle

biz, senin göğsünü yarıp genişletmedik mi?
ve yükünü indirip atmadık mı?
ki o, senin belini bükmüştü;
senin şanını yüceltmedik mi?
demek ki, gerçekten zorlukla beraber kolaylık vardır.
gerçekten güçlükle beraber kolaylık vardır.
şu halde boş kaldığın zaman, durmaksızın (çalışmaya) yorulmaya devam et.
ve yalnızca Rabbine rağbet et.

Sunday, February 10, 2013

melancholia

Melancholia (2011)
şu filmde olan şey, aslında en korktuğum şey. aynı zamanda en çok şahit olmak istediğim şey.

insan hep en korktuğunu merak eder ve öyle ya da böyle, kendi kaderi o korktuğu şey ile sonlanır ya. kehanet kendini gerçekleştirmez aslında. onu gerçekleştiren kişinin kendisidir. çünkü insan korktuğunu sever. korktuğuna meftundur. farkında olmadan özlemle bekler sonunu. kehanet kendini gerçekleştirmez, onu ellerimizle hazırlayan biziz.

işte ben de aynen böyle korktuğum şeyi özlemle bekliyorum: bir gün çok uzaklardan bir gezegen gelsin ve bu kirli dünyayı yok edip yoluna devam etsin. benim melankolim beni ve küçük dünyamı ezip geçsin.

kehanetim elbet bir gün gerçekleşecek. ve sonumu şu iki şey getirecek: melankoli ve onun sebep olduğu çaresizliğe karşı gösterdiğim vakar.

http://www.youtube.com/watch?v=2kP-vuOy8cU